Rekabet Yasağı Sözleşmesi Nedir? Niçin Yapılır?

 Rekabet Yasağı Sözleşmesi Nedir? Niçin Yapılır?
Okunuyor Rekabet Yasağı Sözleşmesi Nedir? Niçin Yapılır?

Rekabet yasağı sözleşmesi, hukukumuzda 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununda düzenleme alanı bulmuş iş sözleşmelerinin konularından birini içerebilen alt sözleşmelerden bir tanesidir. Özellikle teknik beceri veya önemli bilgi-birikim gerektiren işlerde işverenin işçiye yaptığı yatırımın karşılığının alınması uzun yıllar alabilmekte bunun yanında çalışılan işletmede önemli tecrübe sahibi olmuş olan çalışan edindiği kabiliyet ve müşteri çevresiyle işverenine rakip olarak yeni bir işletme açabilmekte ve eski işverenini ekonomik anlamda zor durumda bırakabilmektedir.

Bu durum en küçük işletmeler kategorisinde yer alan esnaf işletmelerinde görülebildiği gibi büyük şirketler için de söz konusu olabilmektedir. Örneğin kuaförün iş vermiş olduğu kalfasının müşteri çevresi edinmesiyle birlikte yeni bir iş yeri açması. Veya yanında iş görülen avukatın müvekkil çevresini edinerek yeni bir ofis açılması bu kapsamda değerlendirilebilecek en basit örnekler arasında yer almaktadır.

Bu ve buna benzer durumların ortaya çıkmasının engellenmesi için kanun koyucu işverene işçisiyle rekabet yasağı sözleşmesi yapma hakkı tanımıştır. İşçinin bu sözleşmeyi kabul etmesi halinde bu yasak devrede olabilecektir. Ancak rekabet yasağı sözleşmesi yapılabilmesi için kanunda belirlenmiş kapsam çerçevesinde hükümler koymak gerekir. Bu kapsama göre konulmamış hükümler yazılmamış sayılacağından işverenin sınırsız bir serbestiye sahip olduğunu söylemek mümkün değildir.

6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununa Göre Rekabet Yasağı Sözleşmesi

İlgili kanuna göre bu sözleşmenin geçerli olarak kabul edilebilmesi için işçinin, işverenin sahip olduğu müşteri çevresi ya da imalat-üretim sırlarına veyahut yapılan işlerle ilgili bilgi sahibi olma durumuna erişmiş olması gerekir. Bu konumda olmayan işçi için yapılacak rekabet yasağı sözleşmesi geçerliliğini sağlamayacaktır. Kanuna göre rekabet sözleşmesinin konumu ve zamanı da sınırlandırılarak işçinin zarar görmesi engellenmek istenmiştir. Zira sınırsız bir yasak belli bir süre sonra işçiler için ekonomik hayattan silinme anlamına gelebilmektedir. Bununla birlikte serbest piyasanın rekabetçi ruhuna da ciddi ölçüde zarar verecektir.

Kanun konum açısından sınırlandırma yaparken bunu iş yeri çevresinin söz konusu olduğu sınırlı bir alan olarak kabul etmiştir. Bu yasağın geçerlilik süresini ise en fazla iki yıl olacak şekilde sınırlandırmıştır. Bunun üzerinde belirlenmiş konum ve süreler işçiyi bağlamayacaktır. Tüm bu şartlara rağmen işçinin rekabeti ihlal edecek davranışının söz konusu olması haline karşılık işveren caydırıcılığı sağlamak amacıyla sözleşmeye cezai şart koyulmasını da sağlayabilmektedir. Buna göre işçi, rekabet sözleşmesine aykırı bir davranışı olması halinde belirlenmiş olan cezai şartı karşılamakla yükümlü olacaktır. Ancak her ne kadar böyle bir hüküm söz konusu olsa da aşırı derecede fahiş cezaların indirilmesi işçi tarafından hâkim aracılığıyla da talep edilebilmektedir.

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın